ÜÇ LİRALIK KİTABIN PAHA BİÇİLEMEZ SATIRLARI

  GWEN COOPER - Sevgi Bağı Sıradışı Bir Kedi Hikayesi / YORUM


    Kitap ile sıradışı bir tanışma hikayem olmasa da yazıya nasıl tanıştığımızı anlatarak başlamak istiyorum.

   Annem ile Kiler Markete alışveriş yapmaya gitmiştik. Annem alışverişi yaparken ben her zaman ki gibi geze-genimin başyapıtı olan kitap reyonundaki kitaplarla dolu raflara yöneldim. Bu kitap haricinde başka kitaplar daha almıştım. Tam kasaya doğru giderken kitabın arkasındaki küçük şirin patiler dikkatimi çekmişti. Bir kitabı almam için öncelikle kapağı beni etkilemeliydi. Çünkü kapağı dikkatimi çekmeyen bir kitap bende içini açıp okuma isteği uyandırmaz. Bende geri dönüp kitabı elime aldım.

   Kedi hikayesi... Benim tarzımla uzaktan yakından alakası yoktu. Aslında, bundan 4-5 yıl önce bir kedim olmuştu. Bir sürü kedisi, köpeği olan bir arkadaşıma özenip kar gibi bembeyaz yavru bir kediyi sahiplenmiştim. Fakat beni sorumsuzluğum yüzünden ölmüştü, hala aklıma geldikçe içim ürperiyor. Neyse, sonra kitapta anlatılan kedinin görememesi daha bir ilgimi çekti ve aldım.

   Kitaba gelirsek sanırım sizinde benim gibi daha önce adını sanını duymadığınız bir kitap. Kitapta Homeros adlı yavru, gözleri görmeyen ama kocaman bir yüreği olan kara kediciğimiz var. Bu kitabı okuyana kadar kara kedilere hep bir ön yargıyla bakmıştım, sanki kara kediler diğerlerine göre daha kötüymüş gibi. Çoğu insanda vardır bu. Hatta, 'Kara kedi görünce on saniye saçını tut.'  -batıl- inancı vardır bir de. Küçükken ben de inanırdım, saçımı tutar ona kadar sayardım. Manyak mıymışım neymişim? Ne yani, on saniye saçımı tuttum diye yüzüme patilerini geçirecekti de vaz mı geçti? "Yaa bu kız üşenmedi on saniye saçını tuttu yazık günah en iyisi ben buna dokunmayayım, yandan yandan gideyim de saçını tutmayanları tırmalayayım," diyecek hali yok ya. Ve, eline klavyeyi alan Limos yine saçmalar....
   
  Neyse, bu Homeros, çok yürekli ve sadık bir kedi. Bazı satırlar da hüzünlendirip ağlatıyor insanı, bazı satırlarda ise kahkahalara boğuyor. Homeros'dan etkilendiğim kadar bir de onu sahiplenen yazar Gwen'den etkilendim. O kadar çok olayları ardı ardına yaşamasına rağmen hiçbir zaman ardında bırakmadı Homeros'u. Her zaman onun normal bir kediden farklı olduğunu savundu. Aslında çok farklıydı Homeros. Görememesine rağmen diğer kedilerden çok daha yetenekli, insanlarla daha iyi dost olabilecek bir kedi o. 
Homeros'un farkı ; Görememesi değil, bir kediden beklenmeyecek kadar yürekli oluşuydu.
       
  Gwen Cooper'ın kalemi kuvveti diyemeyeceğim. Kelimelerle oynayamadığını düşünüyorum bu kitap için. Hikaye mükemmel ama anlatım tarzı için aynı şeyi söyleyemem. Kitabı sıkıcı bulabilirsiniz, kişiye göre değişiyor. Hikaye benim dikkatimi çekmişti bu yüzden sıkılmadan okudum. Homeros'un hikayesi o kadar etkileyiciydi ki kapılıp gidiyorsunuz. Okuduktan sonra insanın kedi sahiplenesi geliyor. Her şeye rağmen kitapcının rafında, birinin onu almasını beklerken çürümeyi hak etmeyen bir kitap.

Makarna kafalara tavsiyem; hemen -Tabi ki ev tipinizle gitmeyin yoksa yolda ana sınıfında hoşlandığınız çocuktan, otobüsteki çocuğa kadar herkesle karşılaşabilirsiniz.- bir koşu en yakın Kiler Markete gidip bu kitabı almalısınız! ^^


                                                                         Sevgilerimle, Limos.

Sonsuz Arzuya Uyanıs - Kitap Yorumu

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!  Biz daha kitap okumaya kendimizi hazırlayamadık ama her neyse. Fakat bir elimiz wattpad de. Orada da kitap yazıyoruz. Semslimos olarak bakarsanız bulabilirsiniz!

   Konumuza dönüş yapalım.





 Yazar: Alma KATSU

Seri: THE TAKER TRILOGY 1

Çeviri: Selim YENİÇERİ
Yayın Tarihi: 2012
Sayfa Sayısı: 522


"Aşkın karanlık yüzünü sürükleyici ve sarsıcı bir dille anlatan olağanüstü bir roman. Sürprizlere hazır olun."Publishers Weekly

ARKA KAPAK YAZISI


"Romanın her bölümünde karanlık bir dünyanın gittikçe derinlerine iniyorsunuz. Zengin ve büyüleyici kurgusuyla Sonsuz Arzuya Uyanış'ın unutulmaz kitaplar listesinde sağlam bir yer edineceği kesin!"

New York Times

Polisler tarafından hastaneye getirilen cinayet zanlısı yaralı bir kadın, Dr. Luke Findley'in tüm hayatını değiştirir. Çünkü bu kadının kimsede olmayan tuhaf çekiciliğinin yanı sıra akıllara durgunluk veren gizemli bir hikâyesi vardır. Ve bu hikâyesine Dr. Luke'u da katarak, sıra dışı serüvenine kaldığı yerden devam edecektir...

Aşk, tutku ve ihanetin harmanlandığı olağanüstü bir üçlemenin ilk romanı...

"İlk sayfasından itibaren sizi içine alan ve bir solukta okuyacağınız harikulade bir roman."
Cosmopolitan

"Sonsuz Arzuya Uyanış, elinden bırakamayacakları bir kitap arayan herkese şiddetle önereceğim bir roman!"
Booklist


Dr. Luck Findley sıradan bir gece nöbetinde bütün hayatının değişebileceğini nereden bilebilirdi ki?

Bir kadın. Elleri kelepçelenmiş bir kadın,  hastaneye getiriliyor ve sevgili karakterimizi de sıradışı hayatına dahil ediyor.

Ölümsüz. Ama vampir değil. Sonsuza kadar yaşıyor. Ama kan içmiyor.

Sadece onu ölümsüz yapan kişi tarafından öldürülebiliyor.

LANORE yada diğer adıyla Lanny hayatının aşkını kaybetmiş.


Kitabımız ilk başlarda sıkıcılıkta rakip tanımasa da ilerleyince elinizden bırakamıyorsunuz. kitabı geçen sene okuduğum için olayları kabataslak hatırlıyorum.Fakat serinin üçüncü kitabı çıktığı için baştan okumayı planlıyorum. Okuduğumda bu yazıyı tekrar düzenlerim.

Ufak bir uyarı : kitabımız +16 bir kitaptır, kişiye göre +18 bile olabilir. Eğer almayı düşünüyorsanız bir kez daha düşünün derim. ^^

                                                           Sevgi ve öpücüklerle,
                                                                                            Şems.