KÜÇÜK APTALIN BÜYÜK DÜNYASI - PuCCa
Öncelikle ilk yazımızın bu kadar geç gelmesinin sebebini açıklayayım. Şems ile blogu aktifleştirsek mi bir türlü karar veremedik çünkü belki şu an bile bunu okuyan yoktur. Ee birde o kadar çok kitap bloğu varki biz öksüz bir şekilde kenarda kalırız diye düşünmüştük. Ama sorun değil amacımız fikirlerimizi paylaşmak birazda eğlenmek. Eğer yazılarımız bir kaç kişiye ulaşırda işine yararsa ne mutlu bize. :')
Bir türlü bu kitabı önermeli miyim yoksa önermemeli miyim -tabi okumayan kaldıysa- karar veremedim. Ama makarna kafalarımı bu kitaptan mahrum bırakmakta istemedim.
Kitabı alıp okumaya başlamamın komik bir hikayesi var. Kitap Tumblr'da, Twitter'da orada burada çok beğeniliyordu.Bu kadar beğeniliyorsa vardır bi güzelliği deyip o hevesle gittim kitapçıya..Daha önce kimse bana 'pucca'nın nasıl okunduğunu söylemedi. Düşünüyorum acaba 'pukka' mı 'pucca' mı yoksa 'puka'mı diye okunuyor. Kitapçıya c-k arası 'pucka' gibisinden harfleri yuvarlayaraktan bir şey söyledim. Adam bana tuhaf bir ifadeyle baktı Allahım dedim tamam Limos rezil oldun. Birde kitapçı amcaya sormadan önce etrafı hırsız gibi kolacan edip uygun anı bekleyişim var. :D Neyse sonra kitapçı amca "Pukka mı?" dedi ve nihayet okunuşunu öğrendim. "Evet, evet Pukka." dedim ve kitabı aldığım gibi uzaklaştım oradan. Bendekide hangi akla hizmetse Pucca nasıl okunabilir ki? Tabii ki 'pukka' diye 'pussa' falan olacak hali yok ya..
Kitapçıdan koşarak uzaklaşırken kitaba bakmaya fırsatımda olmamıştı. Kapağı zaten beni al diye bağırıyordu. Arkada yazarın küçük bir fotoğrafı vardı Hollandalılara benzettim, yabancıları andırmıştı bana. Arkasını falan okumadan hemen açıp okumaya başladım. Kitap "AŞTİ'de, Ankara-İzmir otobüsünün..." diye başlıyordu. Benim gözlerim faltaşı gibi oldu hemen "Ohaaaa Pucca Türk müymüüüşş?!!" diye bağırdım istemsizce. Çevirdim kitabın arkasını Habertürk, Radikal Kitap, Hürriyet Kelebek vs yorum yapmış. Halis mulis Türk kitabı bu. O şaşkınlıkla devam ettim ben okumaya. Okurken yerlere mi yatmadım, yataktan aşağı mı düşmedim...Zaten tuhaf bi kitap okuma tarzım vardır. Düzgün oturup okuyumam ben. Normalde ayacıklarım yatağın kuzeyinde, başım güneyinde olması gerekirken benim ayağım batıdan duvara çıkmış, başımda doğudan aşağı düşmüş olur. Daha tuhaf okuma pozisyonlarımda vardırda neyse.
Kitap o kadar akıcı ve komik ki bi solukta kitabı bitiresi geliyor insanın. Rahşan Gülşan'ın dediği gibi "Bunu ben yazmalıydım.." dedirten bir kitap. Ayrılık dönemi sendromlarından, ilişkinin evrelerine kadar anlattığı sayfaları kahkahalar içinde çeviriyorsunuz. Aslında kitapta farklı olan şeyler yok belkide çoğumuzun gündelik hayatında yaşadığı şeyler. Kitabın sonlarına doğru "Ayy Pucca hala evlenemedi, gel anacım seni abime alıcam ben" demiştim.. Aldığı intikamları, yaşadıklarını, ilişki hayatını küfürlerle birlikte öyle bir anlatıyor ki kelimeler dans ediyor adeta.. (Birde bu kitaba çok sıkıcı diyen bir arkadaşım vardı onada buradan saygılar.)
Ben kitabı kelimelere sığdıramadım ama sizin rafınıza sığdırabileceğinizi umuyorum..
Sevgilerle, Limos...

0 yorum:
Yorum Gönder