Laurel. Ablasnın ölümünden sonra psikolojik şoka girmiş genç kızımız. İngilizce dersi öğretmeninin verdiği sıradan bir ödev ve yeni başladığı okulu, yeni arkadaşlarıyla bunu aşmaya çalışıyor. Ödev ölen birisine mektup yazmak. Laurel'se günlük yaşantısında karşısına çıkan kulağına gelen şarkıcılara şairlere yazıyor metuplarını. Yavaş yavaş bize kendisini, çevresini, yaşamını, sırlarını açıyor. Kurt Cobain, Judy Garland, Elizabeth Bishop, Amy Winehouse gibi ünlüler kitap da bolca geçiyor. Onların yaşamlarını, ölüm nedenlerini de içeriyor kitap. Onların sözleri altı çizilcek cümleler yaratıyor.
Kapağı, ismi, üstünde yazan tek cümlelik alıntı bile o kadar anlamlı geliyor ki insana. Büyüleniyorsunuz. Önceki yeniler de de bahsettiğim üzere Niyazi'yle üstünde konuşmak üzere almıştım ama aylar geçti. Biz şimdi YGS öğrencisiyiz. Ona çalışıyoruz - alkış efekti - Sanırım 3,5 Tl gibi bir fiyata almıştım, tam hatırlamıyorum üzgünüm.
Fedakar, sadık, çok yoğun abla sevgisi. Ablanızı ne kadar ilahlaştırırsınız? Yada kardeşiniz size ne kadar bağlı? Garip. Yazar o kadar çok üstünde durmuş ki bu konunu - zaten kitabın konusu o Şems saçmalama - biraz gerçeklikten sapmıştı doğrusu, sonlara doğru kızın şizofren olduğunu bile düşünmüştüm.
Fakat beğendin mi diye sorarsanız, çok beğendim. Gerçekten çok beğendim. Martı gittikçe kendini geliştiriyor. Boşuna en sevdiğim yazar demiyorum.



0 yorum:
Yorum Gönder